Cashews Chicken-Çin Usulü Fıstıklı Tavuk

TASTYCORNER

I have no posted any recipe for long time, so decided to share with you one of my favorite recipe which is called “Cashews Chicken”. This time, I am writing my recipe in English because of my foreign friends are always asking for the sharing the recipes in English.

Chicken and cashews has always been a very popular combination in Chinese cuisine.In this Northern Chinese version it is flavored with a slightly sweet soy and sesame oil sauce and cooked over very high heat to seal in the flavor and preserve the tender texture.

What I would like to remind you one more time is: smooth and tender chicken meat lightly coated with a sauce, stir-fried over HIGH heat using a wok.

On the other hand, another secret is for making chinese stile stir-fry chicken, using BAKING SODA, which makes rid the chicken of any potential bad smell, and helping the tendireze of the chicken easily…     

INGREDIENTS

  1. 1 boneless & skinless chicken breast, cut into small cubes
  2. 1/2 cup cashew nuts
  3. 1 small green bell pepper, cut into small square pieces
  4. 5 slices ginger
  5. 1/4 onion cut into small square pieces

Marinate:

  1. 1 teaspoon baking soda
  2. 1 teaspoon corn starch
  3. 1/2 teaspoon rice wine

Sauce:

  1. 1/2 tablespoon oyster sauce
  2. 3/4 teaspoon soy sauce
  3. 3 tablespoons water
  4. 3 dashes white pepper powder
  5. 1/2 teaspoon sugar
  6. 1/2 teaspoon rice wine
  7. 1/8 teaspoon sesame oil
  8. Salt to taste

Method:

  1. Marinate the chicken meat with the baking soda for 15-20 minutes and then rinse the chicken thoroughly. (Make sure that the chicken is properly rinsed clean of the baking soda.)
  2. Pat the chicken meat dry with paper towels and then marinate with the rest of the ingredients for 15 minutes.
  3. Mix the sauce together and set aside.
  4. Heat up a wok with 1 tablespoon of cooking oil and stir-fry the chicken meat until the color turns white or half-cooked. Dish out and set aside.
  5. Add another 1 tablespoon of cooking oil into the wok and add in the ginger slices, bell peppers and onions.
  6. Stir-fry until you smell the peppery aroma from the green peppers and add the chicken meat back in.
  7. Add in the cashew nuts and do a few quick stirs.
  8. Add in the sauce and stir continuously until the chicken meat is cooked and well coated with the sauce. Add salt to taste, dish out and serve the Cashew Chicken hot with steamed white rice.
Share
Posted in Çin Mutfağı | Tagged , | 2 Comments

Gili Trawangan…

Seyahat notlariyla ilgili yazimda sizlerle, Gili Trawangan Adasi ile ilgili bilgi ve fotograflarimi paylasmak istedim . Blogumun asil amaci seyahat yazilari olmadigi icin sadece genel bilgilere ve cektigim fotolara yer verecegim…

Gili Trawangan Adasi, Lombok’a bagli Gili adalar grubunun en buyuk adasi. Bu adanin en buyuk ozelligi adada motorlu tasit olmamasi ve adadaki su ihtiyacinin musluklardan akan deniz suyuyla karsilanmasi. Adada ulasim “cidomo” adi verilen bizim adalarimizdaki faytonlara benzer at arabalariyla saglaniyor.Ayrica yerel halktan kiralanabilen bisikletlerle de ada etrafinda gezinti yapmak mumkun.Gun batimi adanin arka tarafindan gercektestigi icin ozellikle gunbatimi seyretmek icin bisiklet kiralamak oldukca mantikli.Ben maceraci ruhumla ormanin icinden yuruyerek adanin obur tarafina ulastim.Ormanin icinden tek basima yurudugumu dusunursek aslinda oldukca urkutucu bir atmosfer  vardi ancak kendimi doganin icine birakip sessizligin zenginligini hissetmek oldukca keyifliydi. Sunu da belirtmek isterim ki bu tip tropikal yerlerde en cok meydana gelebilecek kazalardan bir tanesi basiniza hindistan cevizi veya buyuk agac dallari dusebilme ihtimali; ki boyle bir kazayi, yururken atakligim sayesinde 2-3 saniyeyle atlattim.Asagida resmini gorebilirsiniz.

Adadaki en guzel goruntulerden bir tanesi gun dogumu ancak bu guzel goruntu icin sabahlari oldukca erken kalkmak gerekmekte
Gun dogumu manzarasiAdadaki yegane ulasim araci bu iki tekerlekli at arabalari…
Gun dogumundan bir baska kare

Biraz soluklanayim dediginizde bamboo cardaklar sizi beklemekte

Ve adanin diger tarafindan gun batimi goruntusu

Resimde de gordugunuz gibi heran kafaniza bir nesne dusebilir :)

Endonezya’nin her yerinde sikca gorulebilecek bolgeye ozgu tekne orneklerinden biri

Gili Trawangan’da denizin alti da ayri bir guzellikte. Dipte buyuk baliklarin saldirisina ugrayan kucuk baliklar can havliyle denizin uzerinde boyle goruntuler yaratiyorlar

Endonezya’nin heryerinde oldugu gibi adada da baliklarin goruntusu oldukca ihtisamli

Umarim bu kisa gezintiden keyif almissinizdir…



Share
Posted in Seyahat Notları | Tagged , , | 9 Comments

PROFITEROL RÜYASI

Bu aralar nedense bir tatlı isteğidir gidiyor bende. Erkek olmasam baska şeyler gelecek aklıma :) Neyse ki biyolojik olarak mümkün değil;en azından şimdilik! :)

15 gün önce babamın ameliyatı nedeniyle Türkiye’deydim ve beraberimde Endonezya’dan bir de misafirim vardı. Basarılı geçen ameliyatın ardından sıra misafirimi gezdirmege geldiğinde, ilk adresimiz olarak Taksim-İstiklal Caddesi’nin yolunu tuttuk.Ben de uzun zamandir (sanırım 4 yıl olmuştur)yememiş olmamın da etkisiyle soluğu İnci’de aldik.Yerken biran profiterolle göz göze geldim ve; hadi canım yok artık” dedim kendi kendime. Sonra; acaba? aşamasına geldim ama artık ben bu yola girmiştim ve Jakarta’ya dönünce profiterol yapılacaktı. Profiterolümüzü yiyerek mekandan ayrildiktan sonra yapılacaklar ve malzemeler kafamda dönmeye başladi. Döndükten sonra eşime bahsettiğimde aynı cevabı aldım; hadiii canım yok artık! Malzemeler alındı ve hayal gerçeğe dönüşmeğe başladi.

Öncelikle şunu söylemek isterim, bloglarda da biraz araştırmalar yaptım ve bloglardan edindiğim izlenim genelde profiterol yapımının çok zor olduğu ve çok püf noktasının olduğu yönündeydi.

Evet uğraştırıcı olduğu kesinlikle doğru, hatta Türkiye’de yaşayanlara diyebilirim ki; yahu başka işiniz mi yok, gidin bilimum yerlerde yiyin ne uğraşacaksınız… :) Ammaaa Türkiye’den uzaktaysanız kaçışınız yok mutlaka bu tarifi denemelisiniz. Gurbetçinin halinden, gurbetçi anlar diyerek bu tarifi daha çok sizler icin paylaşıyorum.Sevgili Türkiye’de yaşayanlar siz de denerseniz tabii ki mutlu olurum :) )

Profiterol yapımının el oyalayıcı kısmı, aşamalarının fazla olması.Bu da, bekleyerek zaman kaybetmenize ve yapım süresini uzatmaya sebep oluyor.

Gözünüzü  fazla korkutmadan yapımına geçelim. Bakalım nasıl bitecek bu yazı! :) Şuraya bir resim daha koyayım da motivasyon olsun size :)

MALZEMELER

Hamuru için (Bu malzemelerle ben 25 adet top (puff) çıkarttım.Yaptığınız büyüklüğe göre sizin toplarınızın sayısı değişecektir);

  1. Bir su bardağı su
  2. 50 gr. tereyağı
  3. 1/2 su bardağı un
  4. 1 yumurta
  5. Çay kaşığının ucuyla tuz, şeker

Topların kreması için;

  1. 1,5 su bardağı süt
  2. 1 çay bardağı toz şeker
  3. 1/2 çay bardağı un
  4. 1 tatlı kaşığı tepeleme nişasta
  5. 1 yumurta sarısı
  6. 1,5 cay kağı vanilya

Çikolata sosu için;

  1. 250 gr. sütlü çikolata (siz isterseniz siyah çikolata da kullanabilirsiniz)

2. 1 su bardağı süt

YAPILIŞI

HAMUR;

  1. Küçük bir tencerede kaynattığımız suyumuzun içine tereyağını ilave edip eriyinceye kadar kaynatıyoruz
  2. Yağ eriyince un, tuz ve şekeri de ekleyip çırpma teliyle hızlı bir şekilde çırpıyoruz
  3. Cıvık  ve gözenekli bir hamur  kıvamında olan karışım kaynayıp göz göz olunca ocağın altını kapatıp, ısısı oda sıcaklığı ısısına erişinceye kadar dinlendiriyoruz

 

4. Bu aşamada karışımın soğuk olması yumurtayı içine kattığımızda yumurtanın pişmemesi için önemli . 1 adet yumurtamızı hamurumuzun içine kırarak el blendırıyla yumurtayı hamura yediyoruz. Burada el blendırı kullanmak çok önemli, çünkü hamur yumurtayı yüksek hızda emerek gözenekli yapısından gercek hamur şekline dönüşüyor.

 

5. Bahsettiğim el oyalayıcı kısımlar şimdi başlıyor; yaptığımız hamuru buzdolabına kaldırıp bekletiyoruz. Biz bu arada kremamızı yapmaya başlayabiliriz

6. Vanilya hariç, yukarıda krema yapımı için vermiş olduğum tüm malzemeleri karıştırıp orta ateşte sürekli karıştırarak sulu karışım, katı ( nişastamız üzerine düşeni bu noktada yapmaya başlıyor :) )muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişiriyoruz

 

7. Pişme işlemi bitince en son olarak vanilyamızı da karışıma yedirerek kremamızı da soğuması için buzdolabına kaldırıyoruz

8. Hadi gelin şimdi de üzerine dökeceğimiz çikolata sosumuzu yapalım; 250 gr kadar sütlü çikolatayı ( ben bar çikolata kullandım ancak siz hazır çikolata sosu da kullanabilirsiniz) öncelikle benmari usulü sıcak su üzerinde  eritiyoruz.Yalnız suyun üzerine koyacağınız kabınızın suya değmemesine özen gösterin yoksa çikolatanız bir taraftan erirken diğer taraftan pişecek ve erimiş kısımlar da yanacaktır. İçinde çikolata bulunan kabınız suyun üzerinde kalıp sadece buharı almalıdır

9. Bu işlem de bittikten sonra tekrar başa dönebiliriz! Söylemiştim bu tarif bitmez diye :) İlk olarak soğuması için buzdolabına koyduğumuz hamurumuzu çıkartarak toplarımızı yapmaya başlayabiliriz.

10. Fırınımızı önceden 200 dereceye kadar ısıtıyoruz. Bu sırada tabanını hafifçe yağladığımız fırın tepsimize pinpon topu büyüklüğünde hamur toplarını yerleştiriyouz. Bunun için resimde de görebileceğiniz gibi “BABY CHIEF”  krema torbası kullandı :)  tabii ki çok pratik ancak siz de isterseniz iki tatlı kaşığını birini hamuru almak diğerini de tepsinin üzerine, sıyırarak bırakmak amacıyla kullanabilirsiniz

 

11. Hamurlarımızın hepsini tepsimize yerleştirdikten sonra 200 derecelik fırınımızda 25 dk. ilk pişirmeyi yapıyoruz. 25. dk.nın sonunda fırın ısımızı 150 dereceye düşürerek 25 dk.lık ikinci pişirme periyodumuza giriyoruz ve bu sürenin sonunda fırınımızı kapatarak tepsiyi içinden çıkartmadan 5 dk. daha bekliyoruz. Bekleyin, muradınıza ereceksiniz, az kaldı :)

 

12. Toplarımızı fırından çıkartıp tekrar, soğumaları için de beklettikden sonra buzdolabında soğuyan kremamızı kullanmanın zamanı geldi

13. Topların içlerini, krema torbasının sivri ucu ile delerek krema ile dolduruyoruz veya krema torbası kullanmıyorsanız bıçak yardımıyla topları ortasından biraz keserek çay kaşığı yardımıyla da doldurma işlemini gerçekleştirebilirsiniz

13. Bu iş de bittikten sonra benmari yöntemi ile eritip 1 su bardağı sütle 5-6 dk. kısık ateşte pişirerek yapmış olduğumuz sosumuzu ılık olarak kremalı toplarımızın üzerine döküyoruz

 

Böylelikle tatlımız bitmiş oldu afiyetle yiyebilirsiniz

Afiyet olsun!

 
 
 
 
 
 

 

 

Share
Posted in Fransız Mutfağı | Tagged | 6 Comments

Anneannemin bayram tatlısı; ŞEKERP(F)ARE…

 

Her bayramın vazgeçilmez lezzetiydi anneannemin şekerpare tatlısı. Tadına doyum olmaz, her bayram ilk ziyaret adresimiz olduğundan ilk tatlımı anneannemde yerdim ve kadıncağız diğer misafirlere de kalsın diye nereye saklayacağını şaşırırdı. Öyle ki çocukluğumda minik bir mutfak faresi olarak daha arefe günden tatlının yerini keşfe başlardım ve eğer bulursam, ki bulurdum ve yakalanmamak için hemen hızlı bir el hareketiyle telaşlı bir şekilde hemen  ağzıma tıkıştırıverirdim :) Pis bir çocukmuşum anlayacağınız… :) Maalesef o günler anılarda kaldı artık ama o günlerin anısını canlandırmak için sizlerle şekerpare tarifini paylaşmak istedim. İlk defa deneyecek olmam nedeniyle sonucun nasıl olacağı konusunda hiçbir fikrim yok! Umarım güzel bir sonuç elde ederim ve bu yazının devamı olarak tarifimi de sizlerle gönül rahatlığıyla paylaşabilirim.

Malzemeler (45 adet için)

NOT: Ölçüler, kullanılan farklı malzemeler nedeniyle farklılık gösterebileceğinden tavsiyem, unu ilk olarak 400 gr. kadar kullanıp oluşacak hamurun durumuna göre kalanını da gerekirse hamuru toparlamak için kullanmanızdır…

  1. 500 gr. un (3 tepeleme su bardağı)
  2. 150 gr. pudra şekeri(bir tepeleme su bardağı)
  3. 250 gr. tereyağ( oda sıcaklığında bekletilmiş ve yumuşamış)
  4. 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  5. 100 gr. irmik (1/2 su bardağı)
  6. 2 yumurta

Şurubu için;

  1. 2 yk. limon suyu
  2. 900 gr. (4 su bardağı) toz şeker
  3. 5 bardak su

Süsleme için,

  1. Üzerini süslemek amacıyla, şekerpare adedi kadar kabukları çıkartılmış beyaz fındık. Fındıkları 10 dk. kadar sıcak suda bekletirsek  kabuklarından çok daha kolay ayırabiliriz.

YAPILIŞI

  1. Fındıkları yarım saat sıcak suda beklettikten sonra zarlarını soyuyoruz
  2. Şurubumuzu hazırlamak için şeker ve suyu 15 dk. kaynatıyoruz ve limon suyunu ekliyoruz.Bir dakika daha kaynatıp soğumaya bırakıyoruz
  3. Oda sıcaklığında beklettiğimiz yağımızı, un,pudra şekeri,yumurta,irmik ve kabartma tozuyla birlikte karıştırarak yoğuruyoruz 
  4. Hamuru ceviz büyüklüğünde parçalara ayırıp elimizle yuvarlıyoruz ve fırın tepsisine, üzerlerine soyulmuş fındıkları da batırarak aralıklı olarak diziyoruz
  5. Önceden ısıttığımız 150derecelik fırınımızda hamurlarımızı 45 dk. pişiriyoruz

6.Şekerparelerimiz fırından çıkar çıkmaz, oda sıcaklığında soğumuş olan şurubumuzu şekerparelerimizin üzerine gezdirerek döküyoruz ve tatlılarımızı soğumaya bırakıyoruz

Afiyet olsun!

Tüm lezzet dostlarının Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutlar nice mutlu bayramlar dilerim…

Share
Posted in Türk Mutfağı | Tagged | 1 Comment

Taze Zencefilli,Sarımsaklı ve Feslegenli Somon Balığı

Uzun zamandır bloğa bir şeyler ekleyememenin özlemiyle, bir hevesle buzlukta yapılmayı bekleyen somon balığını nasıl yapayım diye düşünürken gözüme buzdolabında neredeyse bozulmaya yüz tutmuş zencefillere takıldı gözüm. Aslında ortaya çıkacak şey az çok belli olmuştu zaten, girdiği her yemeğin tadını başka boyutlara taşıdığına inandığım sarımsak ve fesleğen yemeğimin diğer malzemelerini oluşturacaktı.Yemekle ilgili kategoriyi yani blogda yaptığım yemeklerin hangi ülkeye ait olduğunu seçme aşamasına geldiğimde hangi ülke mutfağını seçmem gerektiğini bilemedim. Zira, soya sosu,taze zencefil, pirinç sirkesi ve sarımsak grubu büyük ölçüde Asya mutfağını özellikle de Çin mutfağını andırıyor ancak işin içine somon ve fesleğen girmesi Akdeniz ve İskandinav ülkelerini çağrıştırıyor yani daha çok “Füzyon Mutfağı” kategorisine giriyor ancak ben yine de “Füzyon Mutfağı”nı takip etmeyecek olmam nedeniyle “Çin Mutfağı”nı kategori olarak seçmeye karar verdim (Çin mutfağından anlayanların affına sığınarak :) ).

Malzemeler

  1. 350 gr civarında somon balığı (2 kişi için)
  2. 3 diş sarımsak
  3. 10 gr civarında taze zencefil
  4. 2 yk. pirinç sirkesi
  5. 1 yk. soya sosu
  6. 2 tk. kahverengi şeker
  7. 1 su bardağı dolusu taze fesleğen
  8. 1 tk. acı sos (her türlü acı sos olabilir)
  9. 2 çay bardağı su

 

 

 

 

YAPILIŞI

  1. İlk olarak sarımsakları ezerek derince bir kabın içine koyuyoruz.
  2. Taze zencefili de aynı sarımsaklar gibi ezerek kaba ilave ediyoruz ( ben ağıza gelen keskin zencefil tadını sevmediğimden iri iri parçalar halinde (pişerken tat verip daha sonra çıkartmak amacıyla) sarımsakların içine ilave ettim
  3. Kahverengi şeker, soya sosu, pirinç sirkesi, acı sos ve suyumuzu da aynı kaba ekleyerek hepsini karıştırarak bir süre bekletiyoruz.

4.Somon balığını pişirmek üzere 1 yemek kaşığı z.yağı ilave ettiğimiz tavamızı orta ateşte kızdırarak balığımızı her iki tarafı da kızaracak şekilde pişiriyoruz.

 

5.Balığın iyice piştiğinden emin olduktan sonra hazırladığımız sulu karışımı balığı kızarttığımız tavamıza döküyoruz.Bir süre bu şekilde piştikten sonra ince kıyılmış taze fesleğenleri de ilave ederek, karışım suyunu çekip karamelize bir kıvama gelinceye kadar kısık ateşte pişirmeye devam ediyoruz.

AFİYET OLSUN!

Share
Posted in Çin Mutfağı | Tagged , , , | Leave a comment

Bintang Beer

Bugün, yazı kategorilerim içerisinde bulunan “Biracının Sayfası” için bir yazı eklemek istedim ve başlangıcı da Endonezya’da yaşıyor olmam nedeni ile “Bintang” ile yapmak istedim.

Endonezya müslüman bir ülke olmasına rağmen her markette bira bulabilmek mümkün.Diğer alkollü içkilerin marketlerde satılması yasak. Sadece yabancıların alışveriş yapabildiği duty free’lerde diğer alkollü içecekleri bulmak mümkün, oralarda bile yabancılara içki satışı ile ilgili prosedürler zaman zaman değişebiliyor.

Bintang, Endonezya’nın en çok satılan bira markası ve Bintang’ın anlamı “yıldız” demek. Endonezya’nın eskiden Hollanda sömürgesi olması nedeniyle biracılık o dönemlerde başlamış ve  Bier Bintang’ın orijini de Hollanda. 1929 yılında şirket kurulduğunda bira ilk olarak “Java Bier” olarak çıkmış. 1936 yılında Heineken şirketin ortaklığını alınca bira, yeni adı “Heineken Bier” olarak 1937 yılında piyasadaki yerini almış.Endonezya’nın Hollanda sömürgesinden çıkmasıyla birlikte Heineken markanın teknik danışmanlığını bırakarak “Heineken” markasını kullanması yasaklanmış ve marka “Bintang” olarak değiştirilmiş. 1967 yılında Heineken Endonezya’da faaliyetlerine yeniden başlamış ve bira Avrupa standartlarına taşınmış ve adı tekrar değişerek “Bintang Baru” olmuş. 2006 yılında ise ismi bugünkü halini alarak “Bir Bintang”  olarak marketlerdeki yerlerini almış.

Yolunuz Endonezya’ya düşerse Bintang’ler benden…

Share
Posted in Biracının Sayfası | Tagged , , | Leave a comment

Ev Yapımı Tagliatelle all’uovo

 Uzun zaman önce yaptığım ancak bloğa eklemeğe üşendiğim ev yapımı Tagliatelle’yi sizlerle de paylaşmaya karar verdim. Aslında makarna yapımı oldukça basit! Yapılacak şey aşağıda ayrıntılarını vereceğim gibi un,yumurta ve tuz karışımından güzel bir hamur elde etmek ve bu hamuru daha sonra makarna makinasında istediğiniz şekle getirmek (tabii her çeşit için geçerli değil).

Lafı uzatmadan hemen ev yapımı Tagliatelle’mizin yapımına başlayalım;

Malzemeler

  1. 4 kap/500 gr un
  2. 5 Yumurta
  3. 1/2 yemek kaşığı tuz
  4. Hamuru kolay şekillendirebilmek için ekstra un

Yapılışı

  1. Unun ortasını açıp yumurtaları kırıyoruz
  2. Tuzu ilave ediyoruz
  3. Sertçe bir hamur elde edinceye kadar yaklaşık 15 dk. hamuru yoğuruyoruz
  4. Hazırladığımız hamuru mutfak folyosuna sarıp 1 saat dinlendiriyoruz.
  5. Daha sonra hamura uzun bir şekil vererek dilimleyerek kesiyoruz
  6. Kestiğimiz herbir dilimin iki tarafını da makarna makinasına yapışmaması için unluyoruz ve makinanın hamur açma ayarını 1′e getirip hamuru inceltiyoruz.

7. Hamuru incelttikten sonra makinanın kesme kısmına yerleştirerek kesme işlemini gerçekleştiriyoruz

8.Uzun ince kesilmiş olan makarnaları bir yere asarak kurumalarını bekliyoruz

9.Makarnanız istediğiniz sosla pişirilmeye hazırdır! 

 

Not:Mutfağın gerçek sahibi “BABY CHEF” e yardımlarından dolayı teşekkür ederim :)

 

Share
Posted in İtalyan Mutfağı | Tagged | 4 Comments

Ançuez ve Fesleğenli Pizza

Oldukça yoğun geçen günlerin ardından finansal raporlarımı bitirerek rahatladım. Oğlumu da gece uykusu için karnını doyurup yatırdım. Eşim de iş seyahati nedeniyle evde değil… Bu rahatlıkla :) akşam benimdir diyerek  değişik bir yemek yapmayı düşünürken, yaşadığımız Endonezya’nın yemeklerinden henüz bloğa bir örnek koymadığımı farkettim. Endonezya mutfağının en popüler yemeklerinden biri olan Mie Goreng (Tavuklu Noodle) yapmaya karar vererek mutfağa girdim ancak gerekli malzemelerde eksiklik olduğunu görerek ve Mie Goreng yapımını başka bir güne erteleyerek, en sıkışık zamanların kurtarıcısı İtalyan yemeklerinden pizza yapmaya karar verdim. Zira malzemelerini bir ara yaparım diyerek önceden almıştım.
Evde pizza yapımı dendiğinde benim aklıma gelen annemin ve çoğu bayanın hamuruna yoğurtlar,yağlar vs. ekleyerek yaptıkları ve adını da “kolay pizza” koydukları kalın mı kalın ev pizzası gelir. Bu arada, annemin bu satırları okuduğunda; kerata bayıla bayıla yerdin ama  diyeceğinden de adım gibi eminim :)
Aslında bana göre gerçek pizza yapımı annemin yaptığı kolay pizzadan daha kolay bir pizza çünkü özet olarak hamuruna sadece un,su,tuz,maya ve bir adet yumurta akı ( bu dahi opsiyonel) yeterli.
Pizza hamurunun yapılışındaki en önemli nokta hamurun iyice dinlenmiş olması ve hamurda hava kabarcıkları kalmamış olması.Bu nedenle de yaklaşık iki saatlik mayalanma süresince her yarım saatte bir hamuru elimizde döverek hava kabarcıklarını yok etmeliyiz. Pizza yapımındaki püf noktalardan bir diğeri ise pizzanın yüksek ısıda ve kısa sürede pişirilecek olması. Odun ateşinde pişen taş fırınlarda ısının 400 derece civarında olduğunu biliyorum.Ev fırınlarında da pizza yapımında “pizza taşı” kullanmanın çok başarılı sonuç verdiğini belirtmeliyim. Çok iyi ısınan taşla hamur çok çabuk bir şekilde piştiğinden içinin hamur kalması gibi bir durum söz konusu olmuyor. Evdeki fırın ortamı ise önceden ısıtılmış 250 derecede 15-20 dak. pişirme süresi gibi…Ancak bu süre pizza hamurunuzun nasıl pişmesini istediğinize göre değişir.Bu nedenle pizzanızı sürekli kontrol ederek istediğiniz duruma gelince fırından çıkartabilirsiniz. Bir de pizzanın üzerine konulacak malzemelerin de bir denge içerisinde olması lezzetlerin ayırdedilebilmesi açısından önemli. Pizzanın üzerine konulacak yoğun malzeme hamur üzerinde çorba görüntüsü yaratabilir. Bu nedenle malzemeleri azar azar ve dengeli kullanmak güzel bir lezzet için şart!
Malzemeler
Hamur için (4 pizza hamuru)
  • 30 gr. kuru maya
  • 1 kap+ ılık su (1 kap + yazmamın sebebi özellikle tam su miktarı vermek istememem çünkü hamur işlerinde un-su miktarlarında mutlaka sapmalar oluyor ve kıvam tutturulamayabiliyor.Bu nedenle 1 kap suyu ekledikten sonra hamurun kıvamını tutturuncaya kadar su ilavesi yapıyoruz.)
  • 4 kap (500 gr.) un
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • Hamuru açarken kullanmak üzere bir miktar fazladan un
  • 1 yumurta akı (pizzanızın çıtır olmasını isterseniz kullanabilirsiniz aksi taktirde gerek yok)
Pizza üzeri için (1 pizza)
  • 50 gr. ançüez
  • 150 gr. mazorella (taze kaşar) peyniri
  • 60 gr. parmesan (eski kaşar)
  • 7-8 adet cherry domates
  • isteğe bağlı fesleğen yaprakları
Yapılışı
  1. Unu tezgaha dökerek üzerine tuz, maya ve bir kap + ılık suyu ilave ederek ne çok yumuşak, ne de çok sert (klasik anlamda kulak memesi kıvamından biraz daha sert diyelim)  bir hamur elde ediyoruz.  Hamuru 10 dk. boyunca elastik bir hale gelinceye kadar yoğuruyoruz.
  2. Yukarıda hamur ölçüsünü dört pizza olarak vermiştim, bu nedenle hamuru 4 eşit parçaya bölerek ve üzerlerine hafifçe un serperek kapalı bir yerde 2 saat boyunca dinlendiriyoruz. Bu arada;4 parça hamuru ne yapayım, bana bir pizzalık hamur lazım derseniz kalan 3 parça hamuru ayrı ayrı poşetlere koyarak deep freeze’e kaldırabilirsiniz.İhtiyacınız olduğunda tekrar sıcak bir yerde dinlendirerek, mayalandırma işlemi uygulayarak hamurlarınızı kullanabilirsiniz.
  3. İki saatin sonunda ister oklava yardımıyla ister elinizle pizzanıza 0,5 cm kalınlığında şekil vererek üzerini hafif yağladığınız fırın kağıdına oturtun, üst malzemelerini de yerleştirerek önceden 250 dereceye ısıtılmış fırınınızda, 15-20 dk. pişirmek suretiyle pizzanız hazırdır( yukarıda da bahsettiğim gibi pizzanızı pişerken takip ederek bu süreleri kendi zevkinize göre de ayarlayabilirsiniz).
Share
Posted in İtalyan Mutfağı | Tagged , | 2 Comments

Bali 1-Çeltik Terasları ve Hindu Tapınakları

Bu yazımda sizlerle, çektiğim fotoğraflarla birlikte özet notlar paylaşmak istiyorum.

Bali denilince akla ilk gelen şeylerden bir tanesi de nefes kesen güzellikteki çeltik teraslarıdır ve bu terasların en görkemlileri de Ubud’da bulunur.

Yol boyunca ardarda gelen pirinç tarlalarında pirinç toplayıcılarını görmek mümkündür

Bali’de ki bir başka etkileyici duraklar da tapınaklardır.Deniz üzerinde kurulmuş görkemli tapınaklar oldukça ilginizi çekecektir. Tanah Lot tapınağı da bunlardan birisidir.Kayalık bir adacık üzerinde kurulu bu egzotik deniz tapınağı özellikle gün batımında oldukça güzel görüntülere sahne olmaktadır.Ancak her rağbet gören şeyde olduğu gibi burada da olumsuzluklar mevcut.Turist otobüslerinin aynı saatlerde turistleri bölgeye getirmesi, çevre halkının para kazanmaya endeksli hoyratlığı, yoğun miktardaki işportacı istilası nedeniyle bu görkemli yapılar da çevresel kirliliklerden nasibini almakta.

Tanah Lot tapınağının 16.yy da, burayı deniz tanrısına adayan Cavalı rahip Nirarta tarafından kurulduğuna inanılıyormuş.Deniz, tapınağın kurulu olduğu kayalığı alttan oyarak tehlike oluşturmaktadır ve bu nedenle dalgakıranlar yerleştirilmiştir fakat ticari gelgit de önlem alınması gereken bir başka konu olarak göze çarpmaktadır.

Bu arada sizlere bir de kutsal geometriden bahsetmek isterim.Yaptığım araştırmalara göre Bali tapınakları dağ-deniz veya doğu-batı eksenine göre yerleştirilmiş.Tapınaklara ya Kelod’dan(deniz yönü)yada batı tarafından giriliyor.Kaja (dağa bakan taraf) yada kangin(doğu)en kutsal ibadet yerlerinin olduğu yerlermiş.Tapınağın, güneşin doğduğu tarafa bakan yanı, güneşin battığı tarafa bakan yanından daha kutsalmış.  

     Transa geçmiş bir Hindu ibadet yaparken…

 

Tesadüfen yolda rastladığımız cenazeden bir kare… Ölen kişinin resmi tabutun üzerine asılıyor ve tabut uzun bambu  tutacaklarla taşınarak en yakın mezarlığa götürülüyor. Mezarlık derken , burada farklı bir duruma işaret etmek istiyorum. Hindistan seyahatim sırasında ölü yakma merasimine tanık olmuştum. Orada ölüler Ganj( Hindu dilinde Ganga) nehrinin kıyısında özel uygulamalarla yakılıyor ve külleri Ganj Nehri’ne dökülüyordu. Bali’de de Hindu inanışı hakim olmasına rağmen burada ölüler toprağa gömülüyor ve belli bir süre toprak altında kaldıktan sonra mezar açılıp, eriyen bedenden ayrışan kemikler mezardan çıkartılarak kemikler yakılıyor ve boşalan mezara da yeni bir defin işlemi yapılıyor.

Bu kasvetli konulardan sonra sizlerle Bali’ye özgü bir kaç resim paylaşmak istiyorum;

Bali’de heryerde rastlanabilecek doğa manzaralarından bir tanesi

 

Hindistan cevizinden yapılmış bir yüz figürü; tam olarak ne için olduğunu bilmemekle birlikte birşeyleri kovmak içindir diye düşünüyorum :)

Döğüşçü horozlar yeni kavga için sıralarını bekliyorlar…

Bali’li bir yerli geleneksel Udeng(başlık) ve Sarong’uyla(Pantalonun üzerine giyilen elbise)…

 

 

 

Share
Posted in Seyahat Notları | Tagged , , , , | 7 Comments

Fesleğen Soslu Makarna ( Pasta with Pesto Alla Genovese)

 

 Makarna çeşitleri içinde benim en çok sevdiğim makarnalardan biridir fesleğen soslu makarna.En sevilenlerden biri olunca da hadi yapayım diyerek girdim mutfağa.

Fesleğen sosu (Pesto alla genovese veya Battuto) Liguria’nın en ünlü spesiyalitelerinden biridir. Liguria deyince biraz da bilgi vermek gerekir sanırım…Liguria, İtalya’nın Kuzeybatısında Cenova ilinde bir köy.Levante ırmağı kıyısında Portofino Burnu’na kurulmuş küçük bir balıkçı ve turist köyüdür.

Aşağıda da ayrıntılarını vereceğim gibi fesleğen sosu; fesleğen, sızma zeytinyağı, sarımsak, çam fıstığı ve peynir karışımından oluşur.Liguria’lılara göre sos için kullanılacak fesleğen yıkanmaz ve mutfak robotu kullanılarak ezilmez.Bunlar sosun lezzetini olumsuz yönde değiştirecek uygulamalardır. Fesleğeni tahta tokmaklarla ezmenin lezzet arttırıcı etkisi olduğunu savunurlar. Ben de bu düşüncelerine katılıyorum ancak zamandan kazanmak amacıyla ben de mutfak robotu kullandığımı itiraf etmeliyim.

Lafı biraz uzattım o nedenle hemen yapım aşamasına geçelim derim :)

Malzemeler

  • 2 demet fesleğen
  • 2 yk çam fıstığı
  • 3 diş sarımsak (Sarımsak tadını daha keskin sevdiğimden 3 diş kullandım.Siz 1 diş kullanabilirsiniz)
  • 1/2 kap sızma zeytinyağı
  • 1/2 kap rendelenmiş parmesan peyniri ( Türkiye’de ki fiyatlarını düşünerek eski kaşar peyniri de kullanabilirsiniz)
  • İsteğe göre tuz ve öğütülmüş karabiber
  • 1 paket makarna ( Taze makarna yapımını da blogda yayınlayacağım ancak şimdilik hazır makarna kullanıyorum)

   Makarna seçiminiz isteğinize göre olabilir ancak fesleğen sosuna uygun olan makarna çeşitleri uzun ve burgulu olanlardır. Aşağıda resimlerini de görebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapılışı

  1. Yıkayıp kuruttuğumuz fesleğenleri, sarımsak, çam fıstığı,parmesan peyniri, tuz ve karabiber ile birlikte blendırda püre haline getiriyoruz. Dikkatinizi bir noktaya çekmek isterim ki ; sızma zeytinyağını en son püre haline gelen karışımımıza blendır çalışırken yavaş yavaş ekliyoruz. Bunun sebebi sosun kıvamını daha iyi ayarlayabilmek içindir.Karışımımız krema haline geldikten sonra sosumuz hazır demektir. Ayrıca, bu sosu daha fazla miktarlarda yaparak buzdolabında saklamak üzere daha sonraki ihtiyaçlarınızda da kullanabilirsiniz. Bir noktayı daha belirtmek isterim; bazı tariflerde çam fıstıklarının kavrulması gerektiği yazar ancak sosunuzu orijinal tarifiyle yapmak isterseniz bunu uygulamayın derim çünkü yerken tadı gayet yumuşak olan sosunuzun arasında kavruk bir tat alırsınız ancak ben o tadı da severim derseniz afiyet olsun :)

2.Makarnamızı, biraz zeytinyağı ve tuz ( makarnaların hamur olup yapışmaması için)eklenmiş, kaynamış suda 3 dk. yani ”al dante”( italyanca’da tamdan biraz daha az pişmiş anlamına gelir) oluncaya kadar pişiriyoruz.

3.Bu aşama hepimiz tarafından bilinen makarnanın süzülmesi aşaması.Ancak burada yine bir püf nokta vereceğim; sosun iyi ayrışması ve özellikle kıvrımlı makarnalarda kıvrımların içine de nüfuz edebilmesi açısından makarnayı süzerken pişme suyundan az miktarda ayırın.

4. Az miktarda sulu makarnamızı tekrar pişirme kabımıza aldıktan sonra üzerine fesleğen sosumuzu ilave ederek bir süre karıştırıyoruz. Karıştırma işlemini su iyice buharlaşana ve sosumuz    makarnayla  iyice bütünleşene kadar devam ettiriyoruz. Lütfen dikkat; su çok az olmalı aksi taktirde suyunu çektireceğim derken makarnanız hamur olabilir.

 

 

Share
Posted in İtalyan Mutfağı | Tagged | 1 Comment